|
CiRKiN_ADAM |
   |
|
Beklenen gün geldi,bedenlerimiz orada olmayacak ama ruhumuz Hazerfen Çelebi kanatlanıp Siyasiyabend ile birlikte yanyana olacak,cancana.. |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 2:00 ÖS |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
omerozkal |
   |
|
ODTÜ Bahar Şenliği için iletişime geçmek istiyorum sizinle.<yardımcı olursanız sevinirim. |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 12:25 ÖS |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
pozometre |
   |
|
angelapoulos yarın babylonda buluşalım. Siya siyabend uçuracak bzi. Füzeleri hazırla... |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 3:39 ÖÖ |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
angelapoulos |
   |
|
hem sorularıyla hemde verilen yanıtlarıyla çok sağlam bir röportajdı...Okurken çok keyif aldım diyebilirim. Bizon, dede,devrim,hemo...bütün grup üyeleri söz almış... Cumhuriyet’te ve Deniz Durukan röportajında Bizon (murat) konuşmuş sadece. Diger grup elemanları hakkında biraz fikir sahibi olmak isteyenler için küçük bir tavsiye... Derginin adını Roll diye yazmışım aslında EXPRESS olacaktı. Afedersiniz. Bu iki dergide aynı ekip tarafından aylık çıkartılıyor. |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 3:25 ÖÖ |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
angelapoulos |
   |
|
tellerini rüzgarın çaldığı kontrbas...
barışarock’ taki gözdemiz Siya Siyabend’di. aslında epeydir"patlama" yapmalarını bekliyorduk, 7 eylül’de beklediğimiz oldu, rockseverler eşi benzeri görülmedik bir performansa tanık oldu. ne zamandır huzurlarınıza getirmeyi murad ediyorduk, vakit bu vakit dedik, teybimizi uzattık. "stop" a bastığımızda, bir hadise çıkmadan
söyleşinin sona ermiş olmasına şaştık kaldık. Siya siyabend gözdemiz, Erkin Koray’ın dediği gibi: öyle olmasa böyle olmaz, böyle olmasa öyle olmaz. nasıl olduğu birazdan malümunuz olacak. bu arada bir ipucu: bizon namıyla maruf solistlerinin dediği gibi, "üç lafın ikisinde bir dolu var", altına imza atacağımız bir dolu...
Roll dergisinden Yücel Göktürk’ün röportaj spotu
|
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 2:43 ÖÖ |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
angelapoulos |
   |
|
Uzun süre Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde jonglörlük
yapan Özay Şahin’in gösterilerine en yakın
arkadaşları oluşturduğu "Siya Siyabend" grubu
müzikleriyle eşlik ediyordu. Ve yine bu gösterilerde
birinde uçucu madde bağımlısı Hasan’la tanıştı
Şahin. Evsiz olan Hasan, bazen sokaklarda bazen
müzik grubuyla aynı evde yaşadı. Özay Şahin, uçucu
maddeden uzak tutabilmek ve bir amaç edinebilmesi
sağlamak için ona jonglörlüğü öğretmeye çalıştı.
Daha sonra Almanya’da yaşamaya başlayan
yönetmen Özay Şahin, iki yıl sonra bir projeyle
İstanbul’a dönerek sokak çocuğu Hasan ile müzik
grubu Siya Siyabend’in öyküsünü anlattı. "Can Baz"
adlı ilk filmini çekti. Ama Hasan filmini izleyemedi.
Yönetmen Şahin, montaj için Almanya’ya döndüğü
süreçte Hasan’ın cezaevine girmişti.
"Can Baz" 4. AFM Uluslararası Bağımsız Film
Festivali’nde seyirciyle buluştu. |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 2:30 ÖÖ |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
angelapoulos |
   |
|
"Bana hep canbaz diyorlardı. Oradan kulak
dolgunluğu olan bir laf. Tabii bunun yanında beni
asıl ilgilendiren Can ve Baz kelimeleri oldu. "Baz"
oyun demek, "Can" canıyla yani kendi hayatlarıyla
oyun oynayanlar anlamına geliyor"
can-baz’ın yönetmeni Özay Şahin’in neden can-baz sorusuna bir ropörtajda bu yanıtı veriyor... |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
28 Mart 2006 2:26 ÖÖ |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
CNNC |
   |
|
ben siya siya bent le BARIŞAROCK sayesinde tanıştım.ve o günden beri bu müzik adamlarının müziğin içinde hakettiği yeri almasını sabırsızlıkla bekliyorum. valla ne bi kendini beğenmişlik var adamlarda nede ben gelir işimi yapar giderim havası.valla şeker gibiler. parçalarıda harika. |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
27 Mart 2006 8:09 ÖS |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
bgat |
   |
|
vay çirkin adam sağolasın dün gece özkan vesilesiyle haberim olmuştu bu röpörtajdan ama çıkamadım çalışıyodum bide bulamama ihtimalimde vardı ve cumhuriyetin sayfası paralıydı nettend de ulaşamadım ama bugün sayfaya girince gözüm parladı birden sağolasınız ....
siyasiyabend sevgiler... |
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
27 Mart 2006 6:07 ÖS |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|
CiRKiN_ADAM |
   |
|
Bıçak Kemiğe Dayandı…
-Artık sokaklarda daha çok müzik ve sokak müzisyeni var.Ne düşünüyorsunuz onlar hakkında?
Ban sokakta çalmaya başladığım zaman bir tek Baba Orhan vardı,şimdi bir sürü müzisyen türedi,sokaklar çoştu.Üstelik para da kazanıyorlar,ama bu işin sadece para için yapılması gücüme gidiyor.Zaten kendi müziğini yapan insanların sokakta var olması zor.Önemli olan,ürün veren insanların sokakta yaşaması.Bunu ateşlemek lazım.
-Siya Siyabend’in bir albümü olacak mı?
Şimdiye kadar bir sürü teklif geldi,ama bizden ya popüler işler istediler yada kalıplara sokmaya çalıştılar.Albüm çıkarılmasına kafadan karşıyım,ama bıçak kemiğe dayandı.
Sırf sokakta müzik yaptığımız için aşağılanmaktan illallah geldi.Bir albüm çıkarıp oradan gelen parayla da bozulmadan adam gibi bir şeyler yapmak istiyorum.Böyle konuşuyorum,ama önemli olan elime para geçince nasıl davranacağım.Şimdi sallamak kolay.Yine de kendimden ve bu ülkede benim gibi düşünen bir sürü güzel insandan eminim.Bob Marley’in dediği gibi kökten bir devrim lazım bize.
-Aşağılanmaktan bıktık dediniz?Kim,nasıl aşağılıyor sizi?
Polis sokakta çalmamıza,CD satmamıza izin vermiyor.Kimileri küçümsüyor,kimileri cüzamlıymış gibi kaçıyor.Müzisyen müziğini her yerde yapabilmeli.Sokakta enstrüman çalmanın nesi yasak olabilir?
-Zaten var olma koşulunuz,şarkılarınız da sokaktan çıkmıyor mu?
Tabii.Hala o sözleri nasıl doğaçladığımı anlamaya çalışıyorlar.Çünkü şarkı denen şeylere çok benziyorlar.Teknoloji olarak kötü,ama duygu olarak iyi.Gülben Ergen’in şarkısı 80 kanal üzerinden,bizimkisi bir kanaldan ulaşıyor insanlara,ama dinleniyor işte.
-Bu çoşkuyu nereden buluyorsunuz?
Etim ne,budum ne,gücüm ne,kudretim ne öyle değil mi?”Salt yaşamak solucan harcıdır” derler,ifade edilmeyen bir yaşamın yaşandığına inanmam.Aynı hissi paylaştığımız bir sürü insan var.Yaptıklarımız sayesinde sesimizi New York’ta da,Hakkari’de de duyan var.Bunu medyanın müzik endüstrisinin içine girmeden yaptık.Bu medya bizi şimdi ne yapsın,nereye çalsın?Oysa halk bizi yaralarına çalıyor,merhem yapıyor.
Geçinebiliyor musunuz?
Zor,çok zor.Tırnaklarımızla… Şahsen bana kadınım bakıyor.Bir de CD satıyorum sokakta bağıra bağıra.Kaç gündür satamıyordum,bugün iki-üç tane sattım.Harçlığım çıktı,yeter işte…
Röportaj : Özlem ALTUNOK
26 Mart 2006
Cumhuriyet Pazar Dergi
|
| Bu
mesajın yazıldığı tarih :
27 Mart 2006 4:26 ÖS |
| Bu
mesaj rahatsız edici |
| |
|